TASARIM - MİMARİ - YAŞAM TARZI

BAHAR ÇİÇEKLERİ NELERDİR?

08.03.2017

İçimizi tazeleyen ve umut dolu mis gibi bir mevsime bizi hazırlayan baharın habercisi çiçeklerdir. Her bir noktadan göz kırpan rengarenk fırça darbeleridir doğanın paletinden. O her baktığımız noktanın ismini, anlamını, özelliğini bilirsek hayat daha yaşanır, daha tatlı gelir. “Artık açar mimozalar...”, “Vakti geçmeden ekelim lale soğanlarını.”, “Erguvanları izlemeye Boğaz’a inelim.” diyebilmektir güne anlam ve güzellik katan.

Günlerimizi şenlendiren doğanın lütfu çiçekleri biraz daha yakından tanıyalım. Gri kış aylarının kısır döngü rengini kıran ilk çiçeklerdendir şubatta açmaya başlayan sarı mimozalar. Dantel kadar zarif yapraklarıyla salınan bu ağaç şubat geldi mi patlatır tomurcuklarını çiçeğe. Heves edip dışarıda satılan dallarından alıyoruz evlerimize ama her canlı elbette ait olduğu yerde güzel. Aldığımızın ertesi günü büzüşüyor çiçekler, sarısı canlılığını yitiriyor. O yüzden onu yaşadığımız alanlara ağaç olarak katabilmek en güzeli.

Ağaçlardan soğanlı bitkilere geçersek lale, sümbül ve nergis gibi soğanlı çiçekleri sonbahar hatta kış aylarında ekmek gerekir. Tomurcuklanma için kış soğuklarına ihtiyaç duyarlar ve çiçeklerini şubat sonu mart başından itibaren açmaya başlarlar.  

Lale ve nergisler kırılgan yapılarıyla daha kısa ömürlü olsalar da zarafetin sembolü sümbüller biraz daha dayanıklıdır.

Ilıman ve serin iklim bölgeleri gerektiren, 60 civarında türü bulunan anemon bizdeki adıyla Manisa lalesi yapı itibariyla oldukça zarif bir çiçektir. Çok fazla çiçek türünde görmeye alışkın olmadığımız (boyananlar hariç) çarpıcı mavi tonu en dikkat çekenlerindendir. Pençe yapılı soğan ya da yumrularıyla üretimi yapılır. Bu pençeler eylül sonunda dikime alınır ancak kışın aşırı sert geçen havalar söz konusu olursa üzeri muhakkak samanla örtülmelidir ki mart, nisan aylarının ılık rüzgarları estiğinde zarifçe boynunu yükseltebilsin bizlere. 

Bugün hâlâ favorim olan seneler önce izlediğim bir filmin repliğiydi benim için “frezya”. Filmde babası için doğum günü organizasyonunu üstlenen kız, direktifleri yağdırıyordu. “Frezya, frezya, her yer frezya olacak.” O günden sonraki merakımla girdi hayatıma bu sevimli çiçek. Bir kez üretilen toprakla 3 yıldan fazla üretim yapılmamalıdır. Soğanlı yapısıyla baharlarda çiçek alınabilir ancak sonbahar için ilkbaharda, ilkbahar için ise sonbaharda dikim yapılmalıdır. 

Erguvan... İstanbul boğazının mor gerdanlığı, Bizans İmparatorluğu’na sembolünü vermiş, mitolojilere konu olmuş narin erguvan... Nisan mayıs aylarında sadece birkaç hafta için o güzel rengini bizlere sunan. Efsaneye göre İsa’ya ihanet eden havarisi Yahuda kendini bu ağaca asmıştır ve o zamana kadar beyaz olan bu ağaç utançtan veya kandan bu rengi almıştır. 

Mayısın en güzeli, türlerin en can yakanı, en romantiği gül ise yüzyıllardır ne anlamlarla yüklenmiştir. Akımların, imparatorlukların, aşkın sembolü olmuştur. Şimdilerde bile 14 Şubat denildi mi fiyatı en çok artan, en ticari metadır. Ama gül de diğerleri gibi fidanıyla özel. Dikeninin koruduğu kalkanla ayrıcalıklı, bu zorluklardandır belki değeri. Saksı içinde alındığında her mevsim ekilebilir fakat dikkatli satın almak gerekir, aşılanmış olanlarda 3-4 dal görmek isteyin mutlaka.

Böyle anlamlarına hâkim olduğumuzda mevsimiyle bildiğimizde bitkiler de daha narin ve hoş geliyor insana.

- Sibel Çikler Demirci