TASARIM - MİMARİ - YAŞAM TARZI

OTEL DEKORASYONU

28.03.2018

İngilizce’ deki “home away from home” yani “evimden uzaktaki evim” sözü aslında bir otelin temelde misafirlerine sunması gereken fikir. Bu fikirden yola çıkılarak tüm dekorasyon, organizasyon ve hizmet kriterlerinin belirlenmesi gerekir. Bunlardan dekorasyonu biraz ele almak istiyorum. 

Bir otele yerleşip konaklamanızı başlatmadan, belli bir hizmet almadan hemen önce ilk intibayı kapıdan girer girmez dekorasyonu oluşturur. Burada yarattığınız ortam, o ortamın ambiyansı, ışığı, ısısı, kokusu, müziği kısacası samimiyeti veya mesafesi misafirin aklına ilk kodları yerleştirir. 

Adım atılan ilk mekân lobiyi etkili kılacak pek çok kriter var. Heybetli bir etki yaratmak için açabiliyorsanız galeri boşluğu olan yüksek tavanlı bir alan her zaman kilit ipucudur. Bina her ne kadar yüksek olsa bile içeri girdiğinde beklediği alçak mesafeye karşı başını yukarı kaldırdığında göreceği tavanın yüksekliği hayret ve beğeniyi getirir çoğunlukla. Ondan sonrasında detaylar yavaş yavaş göze çarpmaya başlar. Göz alıcı ama davetkar bir resepsiyon, ışıklandırma, zemin, duvarlar ve mobilyaların formları ile gruplanış biçimi ilk intibayı şekillendirir. 

Büyük veya küçük bir lobi olsa da fark etmez, tercihen sarmal bir merdivenin inişi mekâna estetik katar çünkü kuralı bir kez daha hatırlıyoruz ki göz, yuvarlatılmış objeleri daha estetik algılar.

Oturma gruplarının konforu şehir merkezinde bir iş oteliyse daha önem arz eder. Genelde misafirler burada çalışmayı tercih edeceği için, ortamdan kaçışı değil orada kalış süresini desteklemelidir. Dolayısıyla evet estetik önemli ama konforu da atlamamak gerekir.

Eğer otel dekorasyon konseptinde sıra dışı bir iddianız varsa, lobi ışıklandırmasında sürprizli renk veya aydınlatma elemanlarına yer verilebilir. Lobiden odalara geçmeden hatırlatmak istediğim bir nokta var. Lobideki etki farklı olmalı, mutlaka misafiri cezbetmeli derken otelin genel konseptine bağlı kalınması gerekir. Odalarda kullanılan tarzdan apayrı uygulamalara yer verilirse kopukluk olur hatta dikkatli misafirleri rahatsız bile edebilir. Otel dekorasyonunda her şey bir bütünün parçaları olmalıdır.

Çoğu otel odasına, dışarıdan sonra (tatil veya iş için bile olsa) sadece uyku için gelindiği düşünülürse otel odaları uyku konusunda iddialı olunmalı. Muhakkak ki yatak konforu oldukça öznel bir konu. Herkesi memnun edecek rahatlığın ortak paydasını bulmak zor olsa da kullanılan renkler, kumaşların kalitesi, yastıkların rahatlığı ve elbette yine aydınlatma ile odaya girdiği anda misafire o konfor duygusunu geçirebilmelidir. 

Otel odası dekorasyonunda şık uygulamalara yer verilse bile sadelikten uzaklaşılmamalı, göz yorulmamalıdır.

Sosyal alanlarda sunulan her hizmeti otel dekorasyonuyla bağdaştırırken elegan bir çerçevede hareket edilmelidir. Örneğin, yemek yaparken malzemeniz ne kadar kaliteliyse artı 1 puanla başlarsınız ancak dekorasyonda durum farklıdır. Kombinleme yapılıp projelendirilirken doğru adımlarla ilerlenmezse iyi malzemeyle bile son derece başarısız sonuçlar alınabilir. Sonuç olarak konfor ve iyi hizmet beklenen “evimden uzaktaki evim”de kim her detaydan haz almak istemez ki...

- Sibel Çikler Demirci