TASARIM - MİMARİ - YAŞAM TARZI

29.06.2018

SANATSAL AKIMLAR VE DEKORASYON TRENDLERİ

Politik akımlar, felsefi akımlar, edebi akımlar, sanatsal akımlar ve hatta mimari ve iç dekorasyon akımları… Yunan tragedyalarından Fransız İhtilali’ne Batı dünyasından yayılan tüm hareketler zincirleme olarak birbirlerini doğurdu. Tüm bunlar iç içe geçen, birbirine karşı ya da birbirinden beslenerek ortaya çıkan şeylerdi. Romantizm, Klasisizm, Maksimalizm, Minimalizm, endüstriyel, art deco, kolonyalizm ve daha nicesi. Politik iklimlere karşı çıkışıyla felsefi düşünceler, onlardan yararlanan edebi başyapıtlar, sanatçıların fırça ve keskilerine yansıyan yeni biçimler; bu yapıtların duygu dünyasından beslenen hayat tarzları ile bu hayat tarzlarından kendine yol bulan moda ve dekorasyon stilleri! Birini diğerinden ayırmanın imkânsız olduğu müthiş bir denge, ironi, birliktelik.

Klasik dekorasyon stilindeki bir ev aynı kökten beslendiği Rönesans etkilerini her şeyiyle taşıyan tablolar, heykeller ve büstlerle taçlanmalıdır. Klasik tablolar, elbette dünyanın en büyük koleksiyonerlerinden biri olmadıkça elde edebileceğimiz şeyler değil, fakat iyi bir reprodüksiyon baskı edinmek fena bir çözüm olmaz, böylece İtalyan Rönensansçılarının veya Rus Klasistlerinin muhteşem ışığını evinize alabilir, kusursuz güzelliğin izini sürebilirsiniz. Fakat orijinal eserlerin peşindeyseniz klasik dönemi konu edinen çağdaş sanatçıların izini sürebilirsiniz. Klasik bir eve orijinal bir tablo almak isteseydim eğer son dönemin ses getiren genç sanatçılarından Gazi Sansoy’un Yüzsüzler serisinin peşine düşerdim. Klasik dönem tablolarını alıp eleştirel bir bakışla, sıra dışı renklerle ve ana figürleri kimliksizleştirerek yarattığı bu yeni bakış hem klasik hem çağdaş bir yapıt olarak uygun çerçeveyle Klasik bir evde baş tacı edilebilir.

Modern dekorasyon stilinde bir ev ise Dadacıların, İzlenimcilerin, Dışavurumcuların gövde gösterisi alanı gibi hayal edilebilir. Onlar Modern dönem sanatının tepe noktasındaki akımlardı ve Modern dekorasyon stilinin doğuşu, bu akımların en üretken olduğu tarihlere denk geliyordu. Büyük camları, aydınlık odaları, keskin hatlardan oluşan koyu renk mobilyalarıyla minimalden fazlasına, art deco’dan sadesine sahip ruhtaki modern bir evin açık renk duvarlarında Katalan ressam Joan Miro’ya ya da Picasso’nun bir baskısına yer verebilirsiniz, öte yandan çağdaşımız olan isimlerden orijinal bir eser görmek istiyorsanız Amerikalı ressam Erin Hanson’ın Open Empressionism adını verdiği ve izlenimciliği yeniden yorumladığı akıma ait muhteşem peyzajlarına bir bakın derim! Modern heykelin babası Rodin sayıldığından; pürüzsüz büstlerin değil, girintileri ve çıkıntıları olan, pürüzlü, akla ve ruha dokunan figürlerin doğru adres olduğunu belirtmek gerek.

Country ve Provence evlerinde klasik dönem peyzajlarına, ama en çok da natürmortlara yer açmakta fayda var. Frida Kahlo’nun Still Life reprodüksiyonlarından birini ya da çağdaşların floral natürmortlarını ahşap çerçeveler içerisinde yemek masanızın arkasında ya da berjerlerin arasındaki duvara asabilirsiniz.

Eklektik bir ev sanatsal arzularınız konusunda en özgür olabileceğiniz alanların başındadır, çünkü her stilden bir şey alabilen eklektik kalbinizden geçen tüm sanatsal akımlara da kendini açacaktır. Önünde kahverengi antika deri bir kanepe olan koyu mavi duvarınızda hareketli bir Gallery Wall oluşturabilir; çağdaş portreler ya da mesela kuşları konu edinen renkli ahşap baskılardan irili ufaklı tablolar yerleştirebilirsiniz. Bir başka duvara büyük bir orijinal fotoğraf baskısı asabilir, evinizin sizi ve kendisini ifade etmesini sağlayabilirsiniz.

Minimal bir evde siyah beyaz bir fotoğraf serisini, Japon Baskı Sanatı örneklerini ya da küçük mürekkep çalışmalar yapan bir sanatçının işlerini galeri duvarı halinde sergilerseniz evin “az daha çoktur” mottosuna aykırı düşmezsiniz. Diğer yandan maksimalist bir evde yaşıyorsanız onlarca küçüklü büyüklü bibloyu, antika bleu blanc objelerinizi, orijinal akrilik ve yağlı boya tabloları bir arada aynı odada cesurca göstermeniz mümkün, zira maksimal bir evde de ‘az azdır, çok ise her şeydir!’

Eğer bir koleksiyon sahibiyseniz ve evinizi yeniden dekore edecekseniz, evinizin stilini koleksiyonunuzun ağırlığına göre belirlemek çok doğru bir karar olur, ancak koleksiyon edinme merakı olmayan, ancak sanatı seven ve sevdiği bazı eserleri evinde görmek isteyen biriyseniz evinizin dekorasyon stiline uygun çerçeveler ve sanat akımları içerisinden ruhunuzu en çok sarmalayacak, bakmaktan asla usanmayacağınız işlere; evinize ilk kez girecek birine sizi rahatlıkla ifade edebilecek güçteki yapıtlara yönelin. Alacağınız işler ister orijinal olsun ister reprodüksiyon ister edisyon; onları içine yerleştireceğiniz ev dekorasyonu da bir sanattır ve yapıtları doğuran akımlarla göbek bağı vardır. O bağı koruduğunuz sürece eviniz hep çok sevdiğiniz bir ruha sahip kalacaktır!

BU YAZIYI BEĞENDİN Mİ?
Diğer Yazılar