TASARIM - MİMARİ - YAŞAM TARZI

SICACIK KAÇIŞ NOKTASI: ÇATI KATI

25.10.2016

Özellikle kış aylarında kahvemizi alıp battaniye altına girip yağmuru, karı izlemek veya DVD player'a güzel bir film koyup tembellik yapmak için kaçtığımız bir alandır. Tavanın geliş açılarından olsa gerek insanı tam manasıyla “evde, yuvada” hissettiren alandır. Küçücük de olsa buraya keyifli kaçışları daha farklı yorumlayamayız sanırım. 

Bazen loft bir dairedir bize bu güzel gösterişi sunan, bazen dubleks evimizin ufacık alanıdır kucak açan veya iki kardeşin paylaştığı hayal alemidir. 
Mimari yapılar sonsuz bir çeşitlilik gösterir. Çatı katlarına kalan alanda yapılabilecekler ise sınırlı görünse de onlarca farklı surette karşımıza çıkabilir. Bir adet yekpare cam, çift kanatlı tavanda tek pencere veya çok pencere, asimetrik pencereli tek cephe, kış bahçesi formlu tavandan inen pencere gibi varyasyonlarla tavan ve duvar biçimlendirmeleri yapılmış olabilir.

Önemli olan çatı katınızı hangi amaçla kullanacağınız; oturma odası, yatak odası, çocuk odası, hobi odası... Buradan sonra odanın ışığını kontrol etmek gerekir. Nasıl ve nereden ışık alıyor? Güneş hangi saatlerde direkt geliyor? Perde olmalı mı olmamalı mı? Bu soruların cevabını odanın güneşi görüş zamanları verecektir. 

Çoğunlukla kısıtlı bir ışık alanına sahip olan bu mekanları perdeyle iyice soldurmamak şahsi fikrimdir. Tabii aydınlıkta uyuyamayanlar hariç. En azından geceyi kapatacak bir perde sistemi kurulsa da gündüz için pencerelerin boş bırakılması yerinde olacaktır.

Stüdyo daire olarak kullanılacak bir çatı katında dikkat etmeniz gereken ise mutfak alanını mümkün olduğunca tavanın yüksek noktasına getirmektir ki havalandırma açısından kolaylık olsun, dar alanda duman altı olunmasın.

Yalıtımla ilgili bir problem yoksa ve kışları soğuk olmadığı sürece bu sevimli alanları çocuklara bırakmalı. Hiçbir çocuk yoktur ki bir tavan arası, çatı katı gördüğünde hayaller alemine dalmasın, keşfedilmemiş eski bir sandık bulmayı beklemesin ;) 

Şaleler ve dağ evleri! Çatı katından bahsedip de onlara yer vermemek haksızlık olurdu. Mis gibi ahşap kokusunu içimize çekerken bizi “evde” hissettiren daha başka bir yer olamaz.

Bazen de çatı katı bir banyodur size sonsuz ışık vadeden. Görme görülme riski olmadan, gün ışığıyla aranıza engel koymadan banyoya güneşi alabilmektir.

İşte battaniye altında film izlenecek o sıcacık, küçük oda...

Ve yatağınızın karşısında, karanlığın içinden size gülümseyen ayın eşliğinde uyumak gibisi de yoktur kanımca...

- Sibel Çikler Demirci