TASARIM - MİMARİ - YAŞAM TARZI

WES ANDERSON STİLİ: THE GRAND BUDAPEST HOTEL'İ ÇAĞRIŞTIRAN TASARIMLAR

27.07.2018

O Amerikan bağımsız sinemasının son dönemdeki en önemli yeteneklerinden; Tarantino, Cohen Kardeşler, Sofia Coppola ve Spike Jonze gibi ustaların arasından sıyrılıp kendi sinemasını oluşturmuş bir yönetmen; Wes Anderson. Kendi sinemasını oluşturmak derken abartmıyoruz. Bir Anderson filmini renklerinden, simetrik karelerinden ve absürt sahnelerinden hemen tanıyabilirsiniz. Sarı ve tonlarının kullanıldığını gösterişli dekorlar, pastel renkler, ilginç karakterler ve elbette özenle seçilmiş müzikler Anderson sinemasının olmazsa olmazı. Hayatın içindeki olayları kendi büyülü objektifinden geçirerek masalsı bir şekilde beyazperdeye aktaran ve bu sayede hepimize rengarenk, en trajik sahnelerde bile sıkılmayacağımız bir atmosfer sunan başarılı yönetmenin tüm filmlerinin bir tek ortak noktası var; yaşanan onca şeye rağmen her daim umut barındırması. Onun "Isle of Dogs"ını, "The Royal Tenenbaums"unu, "Rushmore"unu, "The Darjeeling Limited"ını ve "Moonrise Kingdom"ını kim unutabilir ki! Ama Wes Anderson filmleri arasında bir tanesi var ki ünlü yönetmenin "ustalık eseri" diyebiliriz. Avusturyalı ünlü yazar Stefan Zweig'ın kitaplarından esinlenerek çektiği "The Grand Budapest Hotel", yönetmenin diğer filmlerinin içinde sinematografisi bir yana dekorasyon, mimari ve modaya dair ögeler barındırmasıyla da öne çıkıyor.

Öney | Kuş Kafesi https://www.cosalindo.com/kus-kafesi

Name Design Studio | Loveseat Pembe Düş 2'li Kanepe https://www.cosalindo.com/loveseat-pembe-dus-2li-kanepe

İki dünya savaşı arasındaki bir dönemde Zubrowka adlı hayali bir Avrupa kentinde geçen film, konusu bir yana tablo misali sahneleri, ilginç karakterleri, ince mizahı, dönem mobilyaları ve modasıyla bezenmiş sıra dışı kareleriyle başından sonuna göz kırpmadan izlenmeyi hak ediyor. Anderson bir zanaatkar misali ince ince işlediği bu filmle senaryo yazarı ve yönetmen olarak üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Bize ise "The Grand Budapest Hotel"dan aklımızda kalan stilleri hayatımıza ekleyerek yaşamımızı renklendirmek kalıyor. 

Kuş bakışı sahneler, simetri, odaktaki objenin her daim kadrajın merkezinde oluşu, pastel renkler ve ağır çekimler; "The Grand Budapest Hotel", Wes Anderson'ın alametifarikası olacak pek çok ayrıntı barındırıyor.

T&S Interiors | İngiliz Stili Turkuaz Makyaj Masası https://www.cosalindo.com/ingiliz-stili-turkuaz-makyaj-masasi

Anderson tam bir simetri hastası. Hangi filminin hangi sahnesine bakarsanız bakın; oyunculardan objelere, odaklanılan her şey kadrajın ortasına yerleştirilmiş durumda. Dikkatli baktığınızda rahatça fark edebileceğiniz bu özellik görsel açıdan sıkıcılığa yol açabilir diye düşünenler yanılıyor. Çünkü Anderson'ın dehası işte bu noktada ortaya çıkıyor.

Öney | Kobalt Mavi Üfleme Cam Abajur https://www.cosalindo.com/kobalt-mavi-ufleme-cam-abajur

Sadece | Floral Mavi Lake Büfe https://www.cosalindo.com/floral-mavi-lake-bufe

Onun bazı kadrajları için kübist diyebiliriz. Filmin akışında okunması gereken bir mektup, harita vs. varsa Anderson kamerasını yere döndürüyor ve kuş bakışı sahnelerle görsel bir şölen yaratıyor. Kübizmin, bir nesnenin formu hangi açıdan daha iyi görülebilecekse onu o açıdan yansıtma prensibi bu noktada kendini gösteriyor. Objelerin formu, en ideal kadrajla filme dahil olup görsel zenginliği perçinliyor.

Muhtelif Design | Sarı İkat Kadife Yastık https://www.cosalindo.com/sari-ikat-kadife-yastik

Herend | Apponyi Yeşil Kahvedanlık https://www.cosalindo.com/apponyi-yesil-kahvedanlik

Usta yönetmenin bir zanaatkar gibi çalıştığını söylemiştik. İmza attığı filmlerin dekorundan müziklerine her noktasında bizzat yer alıyor. Renk konusunda ise oldukça bonkör. Nar çiçeği, şeker pembesi, civciv sarısı ve bu yılın rengi olan mor; fonda, fotoğrafçılıkta tungsten denilen sarı ve yumuşak bir ışıkla romantik ve bir o kadar da büyülü bir hava yaratıyor.

Öney | Mermer Tablalı Varak Ayaklı Masa https://www.cosalindo.com/mermer-tablali-varak-ayakli-masa

Ünlü yönetmen, kullanmayı çok sevdiği kontrast renklerle hem masalsı bir dünya yaratıyor hem de öne çıkarmak istediği ögeleri başarıyla vurguluyor. Renkler bir yana dönem mobilyaları, aksesuarları ve kostümleri de Anderson filmlerinde oldukça önemli bir yer tutuyor. Art Nouveau mobilyalar, kolonyal dönem mimarisi, retro giysiler; kürkler, kadifeler, tüylü şapkalar! Anderson sinemasında bu ögeler neredeyse ayrı bir karakter gibi tüm sahnelerde varlığını hissettiriyor. Ve tüm bu gösterişli cümbüş, meraklısına derin bir ilham kaynağı oluyor. Sıcacık aile bağları, sonsuz umut ve mutluluk içeren bu filmlerden Scorsese de çok etkilenmiş olacak ki yıllar önce Anderson’a tabiri caizse “el vererek” onu varisi ilan etti. 7. sanatın kapsamının hakkını veren filmleriyle Anderson bizi daha çook şaşırtacağa benziyor.

- Şengül Durucu